4 Haziran 2010

Kahve ve çikolatanın eşsiz birlikteliği yeni Kahve Dünyası mağazalarında buluşmaya devam ediyor!


Kahve ve Çikolata üretici kimliğini Eminönü’nde açtığı mağaza ile 2004 yılından bu yana markalaştıran Kahve Dünyası, Nisan ayında açtığı yeni mağazaları ile büyümesine devam ediyor.

Kahve Dünyası; İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Eskişehir, İzmit, Denizli’de yer alan toplam 44 Kahve Dünyası mağazasına Bodrum Marina, Palladium AVM ve Ataköy Plus AVM mağazalarını açarak 47 mağaza sayısına ulaştı.

Bodrum Marina’da, İstanbul’da Palladium AVM 2.katında ve Ataköy Konakları/Plus AVM bahçesinde açılan 3 yeni mağazası ile Kahve Dünyası, 47 mağaza 14 corner ile Türkiye genelinde 61 Kahve Dünyası noktasında hizmet veriyor. 5 Yıl gibi kısa bir sürede hem mağaza markası hem de ürün markası olma başarısı gösteren Kahve Dünyası; sıcak ve soğuk kahve çeşitlerinden çikolata çeşitlerine, sandviç çeşitlerinden pasta çeşitlerine kendi üretimi zengin mönüsü ile farklı lezzetleri mağazalarında buluşturmaya devam ediyor.




“Türk kahve kültürünü ülkemizde ve dünyada hak ettiği yere taşımak” misyonu ile misafirlerin rahatça oturup, kahvelerini içerken, sohbet edebileceği, kitaplarını-gazetelerini okuyabilecekleri, kendilerini evlerinde gibi rahat hissedebilecekleri bir ortam yaratma hayali ile kurulmuş olan Kahve Dünyası, Kahve Dünyası markalı tüm kahve çeşitlerinde üretici kimliğin verdiği uzmanlık ve kaliteyi yansıtıyor. Fincanlı ürünler, Kahve Dünyası’na özgü kavrulma ve demlenme teknikleri ile özel bir lezzet sunarken; ileri teknoloji ile üretilen paketli ürünler Kahve Dünyası’ndaki keyfin evlere de taşımasına imkân veriyor. Kahve Dünyası, geleneksel Türk kahvesinden espresso bazlı gurme kahve çeşitlerine, aromalı filtre kahvelerden soğuk kahvelere, paketli kahve ürünlerinden yöresel kahvelere uzanan 50’den fazla kahve çeşidiyle misafirlerini ağırlıyor. Bunlarla birlikte; Sevgililer Günü, Anneler Günü, Yılbaşı gibi özel günler için hazırlanan ürünlerin yanı sıra, yazlık soğuk Türk Kahvesi, soğuk salep gibi mevsimsel olarak çıkan ürünler de mevcut.

Kahve Dünyası; kendi modern tesislerinde ürettiği geleneksel ve çağdaş kahve tatlarını, el yapımı lezzetli çikolatalar eşliğinde misafirlerine sunuyor. Tıpkı kahvede olduğu gibi, kakao çekirdeklerinin de en iyisini kullanarak misafirlerine en kaliteli çikolatayı en uygun fiyatla sunan Kahve Dünyası çikolata koleksiyonunda geleneksel çikolata kaplı lokum, çikolata fondü, çikolata kaplı portakal ve kestane ürünleri, İstanbul 2010 çikolataları, günlük tablet çikolatalar, çikokuplar başlıca çikolata ürünleri arasında bulunuyor.



Kahve Dünyası’nda birbirinden leziz ve çeşitli sandviçler, kruvasan ve kiş çeşitleri de kahvenin yanında öne çıkan yiyecek alternatifleri olarak sunuluyor.

Ayrıca, Kahve Dünyası mağazalarında Kahve Dünyası’na özel olarak tasarlanmış kahve fincanı, bardak, fondüe, elektrikli cezve, French Press gibi ekipmanların da satışı yapılıyor.

Self servis yerine masaya servis anlayışını benimseyen Kahve Dünyası, kurulduğu 2004 yılından bu yana ikramları ile tanınıyor. Türk kahvesi yanında ikram edilen çikolata ve su, diğer kahve çeşitleri ile ikram edilen kaşık çikolata, her masa için misafirlere sunulan kahve çekirdekli drajeler ya da madlen çeşitleri başlıca ikramlar arasında yer alıyor.

Kahve ve çikolatanın eşsiz birlikteliği, zengin mönüler yeni Kahve Dünyası mağazalarında keyifli sohbetlerle buluşmaya devam ediyor!..



 

2 Haziran 2010

FooD & Co. “art of eating drinking” ilk restaurantını Bağdat Caddesinde açtı...

FooD & Co. “art of eating drinking, Gastronomi dünyasından seçkileriyle; sağlıklı, home made geniş lezzet seçenekleri, şık ve sade atmosferi ile Bağdat Caddesi’nde…



Gastronomi kültürünün tüm inceliklerini barındıran FooD & Co. “art of eating drinking”, mekanının konumu, sade dekorasyonu, farklı, home made sağlıklı ve çok seçenekli menüsü, vereceği hizmet kalitesi ile İstanbulluların vazgeçilmez adresi olmaya aday.



Diyet – Veggie tabaklardan soğuk – sıcak salata ve sandviçlere, pizza çeşitlerinden makarna ve ızgaralara kadar çok seçenekli menüsüyle FooD & Co. “art of eating drinking”, Bağdat Caddesi’ne farklı bir soluk getiriyor. Dünyaca ünlü şeflerin tariflerinden hazırlanan yiyecek, tatlı ve çikolatayı ‘Art’ konsepti ile birleştiren FooD & Co. “art of eating drinking”, soğuk-sıcak ve alkollü alkolsuz içecek çeşitiyle de göz dolduruyor..



Dünyaca ünlü şeflerin yemekeleri, FooD & Co. “Art of eating drinking”de Uluslararası ünlü Şeflerin ünlenen yemeklerini ( Menüdeki 4 özel sunum) FooD & Co. “art of eating drinking” standartıyla birebir hazırlayarak, yiyecek ve içecek sektöründe büyümeyi hedefleyen FooD & Co. Art of eating drinking; yapısı altına alacağı her bir ünitesini, şık ve sade mekanlarda kaliteli ürünlerini özellikle ”homemade” olarak, hem Türk damak tadına uygun klasik lezzetleri, hem de yaratıcı özgün yemek tasarımlarını, oldukça uygun fiyatlarla İstanbulluların damak zevkine sunuyor.

FooD & Co. Art of eating drinking ile gurme olmanın farkındalığını yaşayın

Dünya lezzetleri üzerine damak tadı ve lezzet tecrübesine sahip (Gurme) olmanın olmanın; sadece imkanları olan belli bir hedef kitlenin değil, herkesin uygun şartlarda ulaşabileceği mekanlar yaratmayı amaçlayan FooD & Co. “art of eating drinking”, yemekteki sanatsal yaklaşımı ile herkesi Gurme olmanın inceliklerini farketmeye çağırıyor..


FooD & Co. “art of eating drinking”


Bağdat Caddesi No.350 Erenköy – İstanbul

Tel: 0 216 478 64 63

http://www.foodandco.com.tr/

1 Haziran 2010

Cafe Krepen'de Tablo!! Gibi Köfte Tabağı


Beyoğlu'nda çay-kahve molası için keyif aldığım mekanlardan biri olan Cafe Krepen, öğle yemeğimi kabusa çevirdi. Yarım saat hazırlanmasını beklediğim spesiyalleri Krepen Köfte'nin tabaktaki görüntü gözümün önünden gidecek gibi değil...

Bu fotoğrafı tabak gelir gelmez çektim, şimdi bakın haklı mıyım, abartıyor muyum?




Malzemeden kaçmamışlar. Bir bağ roka yaprağı, üzerine kondurulmuş 15 cm uzunluğunda közlenmiş sivri biber, orta boy bir domates büyüklüğünde dile gelmek üzere olan yarım domates, koysak mı koymasak mı diye çelişkide kalınmış bu sebeple küçücük sos kasesinin her köşesine bulaştırılması başarılmış domatesli soğanlı sosumsu birşey...ve Krepen Köfte... Ucuna bir sopa sabitleseniz çekiç olarak kullanabilirsiniz...Vur kafanı yarsın derler ya, aynen öyle...

Tadım tuzum kaçtı...

Ev dışında köfte yemeyerek köfte skandallarına son veriyorum!

( Haksız mıyım Hiparcos? )




PnR

31 Mayıs 2010

Pasta d’Alfredo ürünleri Cafe d’Alfredo ile size daha da yakın...

Tamamı İtalyan teknolojisi ile tasarlanan ithal makinalarda tekrar üretilmeye başlanan ve kısa zamanda beş yıldızlı otellerin ünlü şefleri tarafında da büyük ilgi gören Pasta d’Alfredo’nun özel ürünlerini, Cafe d’Alfredo’da pişmiş veya şarküteri bölümünde taze olarak satın alabileceğiniz gibi evinize siparişte verebilirsiniz.



 
Cafe anlayışında yenilikçi ve farklı lezzet arayanların vazgeçemeyeceği mekanlar arasında yer alacak olan Cafe D’Alfredo’da her damak zevkine uygun sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği alternatifi bulunan İtalyan Makarnaları başta olmak üzere pizzalar, salatalar, çorbalar ve tatlılar tatmak da mümkün.

Pasta d’Alfredo öğünlerinizi ziyafete dönüştürüyor

Linguini, Fettuccini, Tagliatelle, Pappardelle, Ravioli ve Tortellini çeşidiniz ne olursa olsun makarnanız Pasta d’Alfredo olsun… İtalyan mutfak kültürünün en önemli unsurlarından olan makarnaya ve geleneksel kesimlerine kattığı özgün yorumlarla Pasta d’Alfredo, öğünlerinizi ziyafete dönüştürüyor.



Makarnanızı kendi yaratıcılığını konuşturacağınız ya da Pasta d’Alfredo tarafından sizin için özenle hazırlanan soslarla harmanlarken, tek yapmanız gereken paketin üzerinde yazan pişirme süresine dikkat etmek olacaktır. Taze ürünler, soslar, taze dolgulu ürünler, mantı ve erişteler gibi ürün grubuna sahip olan Pasta d’Alfredo’da kuru ve taze ürünler sade, domatesli, ıspanaklı, kepekli ve karışık olmak üzere 5 farklı lezzette bulunuyor.

Durum buğdayı irmiği ve yumurta karışımından imal edilen D’Alfredo ile 2 ila 6 dakika arasında evinizde hem kendiniz hem de sevdikleriniz için nefis makarnalar yapabilirsiniz.



30 Mayıs 2010

Filicori Zecchini Cafe


Herkes buruk ama "O"nun adına mutluydu, hep birlikte keyifli bir öğle yemeği yedik Filicori'de... Bunca yıldır Beyoğlu'nda yeme içme, mekanlar konusunda yenilikleri yakından takip etmeye çalışan dedektifler olarak öyle bir mekan kaçırmışız ki aylardır... Yeri de öyle ara sokaklarda olsa tamam diyeceğim ama değil, İstiklal Caddesi'nin girişinde.



Burayı nasıl oldu farketmedim diye söylene söylene çıktım merdivenleri. Üç katlı mekan kafe aslında, mönüsünde birbirinden şahane görüntülü tatlılar ( bir dahaki sefer tatlı yemeden hiçbir yere gitmem), makarna, pizza, wrap ve sandviç var. Mekanın şahane bir de terası var, ister dışarıda ister tavanı cam kaplı olan kısmında yemeğinizin tadını çıkarabiliyorsunuz, fondaki chill-out parçalar eşliğinde.




Servis hızlı ve kaliteli, çalışanlar güleryüzlü. Oldukça kalabalık olmamıza rağmen herkesin yemeği aynı zamanda geldi, pizza ve makarna seçimlerinden mutluydu herkes. Ben Akdeniz Pizza denedim. Pizza hamuru bildiğimiz pizza hamurundan farklı, 2 kat daha ince, içerisinde incelediğim kadarıyla mısır unu ve sanki biraz da kepek unu gözlemledim :)



Kenarları hafif yüksek, kare şeklindeki pizza kare bir tahta üzerinde servis ediliyor.Üzerine içerisinde kurutulmuş kırmızı biberlerin rengini verdiği zeytinyağı, taze çekilmiş karabiber ve louisiana sos da eşlik edince pizzanın tadı çıkmaya başlıyor... Beyaz peynir, mozarella, mantar, siyah zeytin, domates, dereotu ( fesleğen daha çok yakışırdı sanki bu pizzaya) ve zeytinyağı... Harikaydı, kıyaslama yapmak çok doğru olmaz çünkü farklı bir pizzaydı. Bir dahakine seçimim belli, közlenmiş patlıcan, kabak ve karışık sebzelerle hazırlanmış olan vejetaryen pizza...

Gidin, deneyin derim... :)



PnR
Related Posts with Thumbnails