BOZCAADA'DA NEREYE GİDİLİR? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BOZCAADA'DA NEREYE GİDİLİR? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2010

Geleneksel Meyhane Kültürünün Bozcaada'daki Adresi:Simyon...

Kuzey Ege’nin incisi Bozcaada, geleneksel meyhane kültürünü yeni mekanı Simyon’la günümüze taşıyor. Bozcaada’nın popüler işletmelerinden Mitos ve adanın köklü ailelerinden Salto tarafından açılan Simyon Geleneksel Meyhane, sıcacık atmosferi ve deneyimli kadrosuyla Bozcaada’da meyhane keyfi yaşamak isteyenleri bekliyor.



 
Bozcaada’nın sembol isimlerinden biri olan Simyon Amcanın adının verildiği Simyon Geleneksel Meyhane daha önce bakkal, kasap ve meyhane olarak kullanılan üç mekanın birleştirilmesi ile oluşturuldu. Şarabın bardakta, rakının isteğe göre tek içimlik ata kadehte sunulduğu, meyhane kültürüne uygun olarak tüm mezelerden azar azar tatma şansı sunan Simyon’da adaya özgü deniz ürünleri önce göze sonra mideye hitap ediyor. Birbirinden leziz mezelerde içki kadehlerine yaren oluyor.



Simyon’da bir taraftan Rembetiko, diğer taraftan Müzeyyen Senar, eski meyhane şarkıları ile konuklara eşlik ediyor. Duvarlarında nostaljik reklam, resim ve fotoğraflar bulunan mekanda sohbetin koyulaştığını şamdanlar, gecenin sona erdiğini ise bir çan anlatıyor. Yıllar evvel mekanın kurulduğu alanda akşamları Türk ve Rum dostları ile rakı, şarap içip, sirtaki ve zeybek oynayan Simyon Amcanın neşesi bugün de mekanda konuklarını karşılıyor.

Çocuklara Özel…

Simyon, çocuklu ailelere de meyhane keyfi yaşatıyor. Çocuklara özel menüsü ve oyun alanıyla aynı zamanda bir aile yeri özelliği taşıyor.

Bozcaada’ya gelip de, geleneksel meyhane tadını çıkarmak isteyenler beyaz leblebinin masaları süslediği Simyon’a mutlaka uğramalı…

Simyon Geleneksel Meyhane
 
Cumhuriyet Mahallesi Alsancak Sokak No:34 Bozcaada 
 Telefon: 0286 697 84 45 - 0532 274 1001
 

5 Ağustos 2009

Bozcaada ; Ege’nin cenneti…




Feribottan adaya adımınızı atar atmaz kendinizi tarifsiz bir huzurun içinde buluyorsunuz…ve daha önce Bozcaada’ya gitmediyseniz, nasıl bir lezzet şöleniyle karşılaşacağınızı tahmin bile edemezsiniz…

Güne hızlı bir başlangıç yapıp, çiçeklerle kaplı Rum evlerinin olduğu daracık sokaklardan keyifle yürüyerek, sahile iniyorsunuz. Yaptıkları tarhanaları güneşte kurutmak için seren ada sakinlerini görüp, o saf anın mutluğunu yaşıyorsunuz…

Tertemiz ama yanınızda buz parçaları varmış hissi veren soğuk suyunda yüzdükten sonra, karnınız ufak ufak acıkmaya başlıyor. Ayazma plajında Vahit’in Yeri’ne uğrayıp, o sıcacık ve çıtır çıtır çiğ böreği denemek için en güzel fırsat… Ne bir yağ damlası buluyorsunuz tabakta, ne de o sıcak havaya rağmen en ufak bir mide rahatsızlığı… Yıllara rağmen o kıymalı olanın tadı hala damağımda, en az 2 tane yemeden bırakamayacağınızdan eminim…


Karadut Restaurant
Martı Cafe Restaurant

Akşam yemeğine vakit yaklaştıkça heyecan artıyor… Her restoranda farklı lezzetler buluyorsunuz adada. Koreli Restoran’da açık havada yenen ızgara çipura ve kalamarın tadı, Martı Restaurant’ın güzel manzarasında, güler yüzlü çalışanlarının servis ettiği kalamar dolmanın, ahtapot ızgaranın, deniz börülcesinin büyüleyici lezzeti ; Karadut Restaurant’ta kabak çiçeği dolması ve zeytinyağı-limon ile taçlandırılmış Ege otları… ve tüm bu mekanlarda yemeğinizin tadını çıkarırken, şarap da size eşlik etsin istiyorsanız eğer, keyfinize diyecek yok, çünkü doğru yerdesiniz…

Polente Feneri

Akşam yemeği sonrasında Polente Feneri’ne gidip, muhabbet ile şarabınızı yudumlayın… Gece gidiyorsanız, ürkütücü olabiliyor ama korkmayın =) Güzel kalabalığın güzel sohbeti eşliğinde, koca yeşil şişedeki Ayazma şarabının tadını çıkartın plastik bardaklarda…

Bozcaada Kalesi
Salhane

Adada eğlencenin yegane adresi, eskiden mezbaha olarak kullanılan Salhane… Mekan, kayalıkların içine yerleştirilen aydınlatmaları ile gecenizi büyüleyici kılıyor… Renkli minderlerle bezenmiş iskelede, Salhane’den yükselen müziği dinliyorsunuz, tam karşınızda Bozcaada Kalesi…

Eğlence sabaha doğru devam ederken, mideniz sıcak bir çorbaya ihtiyaç duyarsa, Salhane’den 5 dakikalık bir yürüyüş sonrasında çorbacıya ulaşıyorsunuz. Bol taze kaşar rendeli mis gibi bir domates çorbası ya da limonlu bir mercimek çorbası midenize bayram yaptırıyor…

Güzel bir uyku çektikten sonra, güne zinde bir şekilde başlıyor ve her öğünde başka bir lezzetin keşfine çıkıyorsunuz…Doya doya, tadına vararak…

Yine geleceğim Ege’nin Cenneti…



   PnR
Related Posts with Thumbnails