1 Nisan 2013

SUVLA ŞARAPLARI VE TOPAZ RESTAURANT'IN SPESİYALLERİYLE KEYİFLİ BİR ÖĞLE MOLASI...


Çok sevgili lise dostum Ayça Nazari, bir hafta kadar önce bana Doğuş Otomotiv'in Topaz Restaurant bünyesinde düzenleyeceği bir etkinlikten bahsetmişti. 40 kişilik kontenjana Ayça sayesinde eklenen şanslı azınlıktan biri oldum. Buradan lise kankama yeniden teşekkür ediyorum. Onun sayesinde süper keyifli bir Pazar günü geçirdim. 




Yeni tanıştığım arkadaşlarım Tuğçe ve Zeynep:) Sizlere sözünü verdiğim deniz mahsullü makarna spesiyalimi de Bodrum dönüşü yapacağım. Sözüm söz. Unuttum sanmayın:)  Dün gerçekten çok eğlenceli bir Pazar günü geçirdik. Suvla'nın en özel şaraplarını tattık. Topaz Restaurant'ın şarap tadımı için hazırladığı leziz mönüyü de istisnasız hapur hupur höplettik. Executive şefin tekrar tekrar ellerine sağlık.


Mönüde yer alan her şey ayrı ayrı iştah açıcı ve lezzetliydi. Tatlı brokoli, veloute buharda kuşkonmaz, kavrulmuş badem ve parmesan air ile sunulan 'Amuse-Bouche' gerçekten de sıradışı bir deneyimdi. Çorba gibi ama değil. İnanılmaz sağlıklı bir o kadar da lezzetli...

Amuse-Bouche


Başlangıç olarak ise körpe enginar, limon talaşında tütsülenmiş karides&ahtapot, avokado relish ve mandalina köpüğü ile servis edilen fresh bir spesiyalin tadına baktık. Bu spesiyale Suvla  Kınalı Yapıncak 2012 eşlik etti. İtiraf etmeliyim ki üç şarap çeşidi arasında en çok bu beyaz şarabı beğendim. 



Evet, yukarıdaki fotoğrafta pek anlaşılmıyor ama mandalina köpüğünün altında enfes bir enginar var. Enginarın deniz mahsülleriyle bu kadar keyifli bir şekilde raks edeceği hiç aklıma gelmezdi. Hanımlar, özel günlerinizde enginar, karides, somon kombinasyonunu deneyin mutlaka. Ben, bizzat deneyeceğim:)


Üçüncü spesiyalimiz ise saray usulü, keklik etli piruhiydi. Piruhinin cevizli tatlı biber köpürtme ile servis edilmesi de ayrı bir fantezi:) Bu çılgın lezzet hiç bitmesin istedim. Ama bitti... Bu spesiyali de Suvla Rose Cabernet Sauvignon-Cabernet Franc 2011 adlı Rose şarapla deneyimledik:)



Şimdi arkadaşlar, canınız çekmesin ama cidden böyle bir et yok. Sevgili anneannem Bibiz'in 6 saatte, usul usul pişirdiği tandırlar gibi hoooop ağızda dağılıveren bu lezzete ulvi bir aşkla bağlandım. İnanın hâlâ ibadet modundayım. Sekiz saat boyunca kök sebzeler ile pişirilen bu leziz dana yanağına eşlik eden üç sebzeli emulsion ve merlot sosu da tabakta bahar havası estiriyordu. Renk ve lezzet cümbüşü bir arada.... Bu arada bu et spesiyalinin yanında servis edilen Suvla Sur 2010-kırmızı şarabını da mutlaka denemelisiniz.


Tatlıyı çok sevmem. Ama bu tatlının hastası oldum. 'Bolu cevizli balkabağı' olarak servis ediliyor. Körpe ceviz reçeli nasıl bir tat yaaaa? Hele o üzerindeki Afyon manda kaymağı yok muuu? Eğer yanımda Afyon manda kaymağı, Bibiz'imin portakal reçeli ve iki somun ekmek varsa, bırakın bir adaya iki ay takılırım:) O derece çılgın bir lezzet yani:)



21 Mart 2013

BÖYLE BİR SOSİSLİ YOK




Bu sabah metrobüse doğru sabah yürüyüşümü yaparken, aklımdan hep zararlı yiyecekler yemek geçti. Zararlı derken, şarküterimsi demek istiyorum. Böyle sucuklu, sosisli, jambonlu falan. Oysa asla ağzıma sürmemem lazım, zira kolesterolüm tavan. Ama insan durduramıyor ki kendini... İrade olayına boyun eğdim, içimdeki şeytanı susturdum. Çok daha light bir kahvaltı ettim. Ama ne yalan söyleyeyim şeytanı dinleseydim pek bir mutlu olacaktım. İstediğim şeyi yemenin mutluluğu, yediğim için duyduğum pişmanlığı her zaman susturabiliyor çünkü. Bu konuda gerçek bir profesyonelim. Sosis dedim de aklıma geldi. Eskiden Şütte'ye gidip şahane sosisli sandwichler yerdim. Baston ekmeklerin içine iki kızarmış sosis koyarlardı. Sonraa orta acılıkta hardal... Biraz da ketçap. Mis gibi, çıtır çıtır. Valla yine ağzım sulandı. Bazen bu baston ekmeğinin metrelerce olmasını hayal ederdim çocukken. Yani bitmemesini:) Anlaşıldı en kısa zamanda Şütte'ye gidilecek ve en acilinden bir sosisli mideye indirilecek. Sosisli demişken Kadıköy'ün en eski büfesi olarak ünlenen Petek Büfe'nin artistinden bahsetmemek de olmaz. Var ya şu an önümde olsun en az 3 tane götürmezsem namerdim. O kadar bomba bir lezzet yani. Bir kere Amerikan yerine bol patatesli bir karışım koyuyorlar ekmeğin arasına. Sosislerini de kendileri üretiyorlar. Yumuşacık, puf, puf... İlk ısırığı aldıktan sonra çiğnemeden yutma, kendini kaybetme, bittiğine üzülme, niye doymadığını sorgulama gibi çelişkili durumlar bırakan bir lezzetten bahsediyorum. Uzun lafın kısası fırsatınız olursa Kadıköy Petek Büfe'nin Artist'inden de mutlaka götürün. Bir değil, iki tane sipariş etmenizi tavsiye ediyorum. Bir tane söyleyenler, nasıl olsa ikinciyi de söyleyecek. Afiyet olsun size şimdiden:)

18 Mart 2013

Sabah Çıtırı Bunlarrrrrrrrrrr:)



Vay, vay, vayyy... İşte bu leziz kahvaltı tabağı tamamen Pınar'ımın imzasını taşıyor. Daha doğrusu 2011 Ağustosu'nda (valla kassam gün ve saat vereceğim) sabah kahvaltısına davetli olduğum bir gün, bana bu spesiyalini hazırlamıştı. Tabii o gün yine her zamanki gibi büyük bir açlıkla sofraya saldırdığım için ne yazık ki öncesinde fotoğraf çekmeyi unutmuştum. Adam başı iki tane hazırlamıştı. Herkes kendi hakkını yedikten sonra aklıma geldi fotoğraf çekmek. Keşke karnımı çekseydim. Onu bile akıl edememişim. Neyse efendim, uzatmadan mevzuya gireyim hemen:) Aradan bir süre geçtikten sonra aklımda kaldığı kadarıyla denedim bu spesiyali. Tabii Pınar'ı arayıp tüyoları almayı ihmal etmedim. Bir Pazar kahvaltısında yapın bakalım. İnanın pişman olmayacaksınız. Evde tost ekmeği yoktu. Olsaydı görsellik çok daha güzel olabilirdi. Siz tost ekmeğiyle yapın. Simitle yapın. Allahhh şimdi aklıma geldi. Pideyle yapın pideyle... Yanına da tavşan kanı demlenmiş bir çay.... Bowwww diyorum başka da bir şey demiyorum....

Hazırlanışı
Fotoğraftan anlaşılmıyor ama ekmeklerin en altında ince bir dilim haşlanmış patates var. İşte tüm bu olay da burada kopuyor. O patates nasıl bir lezzet katıyor yaaa:)  Bu nedenle bu leziz ekmekleri hazırlamadan önce 1-2 orta boy patates haşlamanız gerekiyor. Sonra bu patatesleri incecik dilimleyeceksiniz. Tabii yuvarlak, yuvarlak. Ekmeğin üzerine patatesi koyun. Çekirdeği çıkarılmış domates dilimi koyun. Çarliston biberleri küçük küçük kesip koyun. Efendim sonra üzerine ikişer sucuk dilimi koyun. (Sucuğu mutlaka Özgür Şef'ten alın. Yok böyle bir sucuk yaaa. Tavada yağ bırakmıyor. Ben artık sucuk bittikçe Özgür Şef'e gidiyorum. Aynı şekilde Pınar'lara da alıyorum:)
Üzerrrineeeeee birazcık suda bekletip tuzundan arındırdığınız hellim peynirini rendeleyin... Bol kırmızıbiber serpin.... Azıcık da kekik koyun.  Sonra da fırına verin. (180 derece) Peynirler eriyince hazırdır.

Not: Dilerseniz mantar koyun, zeytin ilave edin, mısır serpin. Sosis, salam ekleyin. Tamamen o sabah canınızın ne istediğine bağlı... Hellim yerine beyaz peynir, kaşar peynir ya da İzmir Tulumu rendeleyin. Rokfor ya da gravyer bile koyabilirsiniz. Bu yüzden seviyorum yemek yapmayı. Ucu bucağı yok:) Deneysel takılın sabaha kadar...

Bu arada Pınar'cım eksik bir şey yazdıysam, yorum yap mutlaka. Etli ekmek tarifini de bekliyorum. Özellikle hamurunun tarifini:) 4 kişilik ölçü alabilir miyim please?

17 Mart 2013

Çılgınca Domates Suyu İçilir:)


Arkadaşlar, çok zararlı bir alışkanlık olan sigarayı yaklaşık bir hafta önce bırakmış bulunuyorum. Sigaranın yerine bir şeyler koymam gerekiyordu. Önce bol su içerek başladım. Sonrasında da bu domatesli karışımı keşfettim. Hem faydalı hem lezzetli hem de eğlenceli. Valla size de tavsiye ederim. Kola, gazoz vs gibi içeceklerden çok daha sağlıklı olduğu kesin. Hele ki domates suyunu bir de kendiniz hazırlarsanız, tadından içilmez. Valla malzemeler gayet kolay. Domates suyu, 2-3 limon dilimi, biraz acı sos, bol karabiber, buz ve nane yaprakları... Karıştırın hepsini. Ohh mis... Şimdi benim yaptığım gibi bardağın bir anda dibini bulun. Keşke fotoğraf çekilirken biraz daha sabretseymişim. Domates suyu olduğu belli olmuyor. Ama siz inanın bana:)

16 Mart 2013

2012'nin En Popüler Mekanları 2013'te De Yükselişini Sürdürüyor





Gazetelerin önde gelen mekan yazarlarının yıldızı parlayan restoran sıralamalarına göz atmakta fayda var:

İSTANBUL'UN STARLARI
Ersin Süzer/ Milliyet Cadde
1 Sess: Nişantaşı’nın göbeğinde açılan Türkçe kulüp, kimsenin beklemediği başarıya imza attı. Bir yıl sonunda “Mahallenin gece kulübü” olarak anılmaya başlandı. Tecrübeli kadrosuyla Nişantaşı’nın en eğlenceli yeri oldu.
Adres: Abdi İpekçi Cad. Azer İş Hanı No: 40 Nişantaşı
Tel: 0 212 247 78 77
2 Frankie: Yazın başında Sofa Otel’in terasında açılan Frankie, ‘fine-dining’ restoranla ‘live performans’ konseptinin birleştiği bir mekân. Nişantaşı’na yaraşır bir şıklıkta.
Adres: Teşvikiye Cad. No: 41 Nişantaşı Tel: 0 212 230 66 66
3 Suada Fish: Klasikleşmiş balık restoranlarından farklı bir yer. İyi dekore edilmiş, gözü yormayan bir ambiyansı var. En önemlisi de, yemekler gözünüzün önünde hazırlanıyor. Mezeye de boğulmadan, balığın tadına varabileceğiniz ender restoranlardan.
Adres: Suada Tel: 0 212 263 73 00 
4 Topaz: İstanbul’da en iyi akşam yemeği servis eden restoranlardan. İyi yemeğin yanı sıra manzarasıyla da öne çıkan Topaz, sessiz sakin, ama kaliteden ödün vermeyen bir mekân.
Adres: İnönü Cad. Ömer Avni Mah. No: 50 Gümüşsuyu
Tel: 0 212 249 10 01
5 Kalamata: Daha çok eğlence vaat eden bir meyhane gibi algılanıyor ama benim için harika mezelerin servis edildiği bir mekân.
Adres: Süleyman Saba Cad. No: 45 Akaretler Tel: 0 212 258 87 88



Çağdaş Ertuna / Milliyet Cadde yazarı
1 - Nusr-et: Etiler’deki yeni yeriyle yılın en popüler restoranı oldu.
Adres: Nispetiye Cad. No: 87 Etiler Tel: 0 212 358 30 22
2 - Mahalle: Nişantaşı City’s’in üst katında açıldı, yıl sonuna yetişti. İzzet Çapa, 32 farklı markayı bir araya getirerek Türkiye’de ilk defa böyle bir konsept yarattı. Mahalle, Nişantaşı’na balıkçı ve etçi kazandırmasıyla da önemli.
Adres: Nişantaşı City’s AVM
Tel: 0 212 219 65 30
3 - Raika: Yemekleri ve manzarasıyla yılın öne çıkan restoranlarından.
Adres: The Marmara Taksim
Tel: 0 212 243 37 73
4 - La Brise: Beyoğlu’ndan Nişantaşı’na taşındı. Fransız mutfağından yemekleri ve İstanbul’da olduğunuzu unutturan ambiyansıyla çok popüler.
Adres: Asmalımescit Cad. No: 28 Beyoğlu Tel: 0 212 244 4846
5 - Frankie: Sezen Aksu’nun müzik direktörlüğünü yapmasıyla ünlendi. Yemekleri kadar canlı müzik yapılan geceleri de ilgi görüyor.
Adres: Teşvikiye Cad. No: 41 Nişantaşı Tel: 0 212 230 66 66
Mehmet Yaşin / Gurme, gezgin, yazar
1 - La Brise: Nişantaşı’na taşınan bu mekânı seçmemim birkaç nedeni var. Birincisi, lezzetli mönü. İkincisi, zengin bira mönüsü. Üçüncüsü, zengin ve makul fiyatlı şarap mönüsü. Barı, müşteri profili ve ambiyansı da diğer faktörler.
Adres: Asmalımescit Cad. No: 28 Beyoğlu Tel: 0 212 244 4846
2 - Bebek Kahve: Huzur duyduğum, hatta ofis olarak kullandığım bir mekân. Eşimi dostumu görme olanağım, lezzetli çay, simit arası kaşar burayı sevmemin nedenlerinden bazıları.
Adres: Bebek Camii yanı, Bebek
Tel: 0 212 257 54 02
3 - Bebek Bar: Bebek Otel’in barı, Boğaz’daki önemli sığınaklarımdan. Özellikle yaz akşam üstleri, terasta oturup Boğaz’ı seyretmek, dostlarımla buluşmak bana huzur veriyor.
Adres: Bebek Hotel, Cevdet Paşa Cad. No: 113-115
Tel: 0 212 358 20 00
4 - Çiçek Bar: El değiştirdiyse de cazibesini koruyor. Benim için haftada bir gün saklandığım gerçek bir sığınak.
Adres: Sıraselviler Cad. Billurcu Sok. No: 25 Taksim Tel: 0 212 244 26 19
5 - Ece 9: Asmalımescit’te en sevdiğim mekânlardan. Ece’nin sahan köftesi, yaprak sarması, kar yağmış salatası, mevsim otlarından yarattığı harikalar... Az masalı bu küçük lezzet durağında yediklerimden damağımın çatladığını hissediyorum.
Adres: Asmalımescit Mah. Oteller Sok. No: 9 Tel: 0 212 245 76 28
Ali Tufan koç / Hürriyet hafta  sonu ekleri editörü
1 - Zelda Zonk: Yılın en iyi gece kulübü. Manzarası, müziği, kokteyli şahane. Yıl boyunca en havalı partilere ev sahipliği yaptı, son birkaç ayda popüleritesini iyice arttırdı.
Adres: Gradiva Otel, Bankalar Cad. No: 2/1 Tel: 0 212 249 77 00
2 - Lucca: Yılın en iyi barı. Ruhunu bozmadan her sezon kendini yeniliyor, değiştiriyor. Barından çıkan kokteyller şehrin yeme-içme kültürüne şekil veriyor.
Adres: Cevdetpaşa Cad: No: 51/B Bebek Tel: 0 212 257 12 55
3 - Ops Kafe: Yılın en iyi kafesi. ‘Bohem, havalı, yeni, farklı Karaköy’ tabirinin altını doldurabilen belki de tek kafe. Pazar kahvaltısı anlayışı değiştirdi, müdavimi olunası bir yaşam alanına dönüştü.
Adres: Mumhane Cad. Nimet Han No: 45B Tel: 0 212 245 02 88
4 - Gram: Yılın en iyi restoranı. Mönüsü de masa sayısı da açık olduğu saat aralığı da az, öz, net. Son zamanlarda açılan en kişilikli mekânlardan.
Adres: Asmalımescit Mah. Meşrutiyet Cad. No: 107 Beyoğlu Tel: 0 212 243 10 48
5 - La Boom: Yılın en iyi parti mekânı. En çok brunch partileriyle konuşuldu. Partileri kadar kokteyleri, yemekleri de gayet başarılı.
Adres: Sakıp Sabancı Cad. No: 14-A Emirgan Tel: 0 212 277 88 07
U. Kaan Altın / Milliyet Cadde Genel Yayın Yönetmeni
1 - Arşipel: Yılın en iyi balık lokantası. En büyük artısı, deniz ürünlerinin her daim taze olması. Esas farksa, pişirme tekniklerinde. Çünkü Cemal Ülman, yemeğe sos ve benzeri yardımcıların girmesine karşı. Saf, temiz, üzerinde oynanmamış lezzetlerle Boğaz’a karşı keyif yapmanın yeri ayrı. Adres: Tramvay Cad. No: 11
Kuruçeşme Tel: 0 212 265 96 00
2 - La Boom: Yılın en iyi çıkış yapanı mekânı oldu. Şehirde pek örneği yok. Hem yemekleri iyi, hem de ambiyansı. Gündüz şık bir kafe, akşam restoran, geceyse kulüp havasına bürünüyor. Rezervasyonunuzu erken yaptırın, yoksa kapıda kalırsınız.
Adres: Sakıp Sabancı Cad. No: 14-A Emirgan Tel: 0 212 277 88 07
3 - Topaz: Yılın en iyi ‘fine-dining’ mekânı. Önce Boğaz manzarasıyla çalıyor kalbinizi, sonrasında da mutfağıyla. Her köşesi güzel ama Topaz’ın açısından Boğaz bir başka haşmetli. Servisinden aşçısına, seçme lezzetlerine dört dörtlük bir mekân.
Adres: İnönü Cad. Ömer Avni Mah. No: 50 Gümüşsuyu
Tel: 0 212 249 10 01
4 - Kydonia: Yılın en iyi Ege restoranı. Alaçatı’dan hatırlayanlar çıkacaktır. Kuruçeşme’de devasa bir tesis kurulmuş, Kydonia bu tesisin ortasına yerleşivermiş. Dekorasyon güzel, manzara da. Ama önce kocaman bir soğuk dolabı karşılıyor müşteriyi. Ege otları enfes, mezeleri de. Üstelik başka bir yerde kolay kolay bulamayacağınız lezzetlerle de kolayca avucunun içine alıyor. Adres: Muallim Naci Cad. No: 107 Kuruçeşme Tel: 0 212 257 11 31
5 - Asmalı Cavit: Yılın en iyi meyhanesi. Yıllardır çizgisini değiştirmedi. İki katlı, küçük dükkanında Cavit Bey, harikalar yaratıyor. Mezeleri birinci sınıf: Taramasını en baba balık lokantasında bile zor bulursunuz. Izgarada pişirdikleri kıymalı muska börekleri enfes. Hamsi kuşları, mevsiminde sardalya ızgaralarını deneyin.
Adres: Asmalımescit Cad. No: 16
Tel: 0 212 292 49 50
 


Related Posts with Thumbnails