Ofiste açlıktan bayılacağız bu gidişle. Öyle bir yemekhane düşünün ki, yemeğe konan etlere gazete binasının dövüşken kedileri bile tenezzül etmiyor.
İki günde bir ciğer ve yağlı dönerin muhteşem bir yemekmişcesine dönüşümlü olarak servis edildiği bu yemekhaneden ne zaman kurtulacağız Allah’ım… Bibiz’in zeytinyağlı dolmasıyla, Pnr’ımın taze fasulyesini yiyerek doyduk bugün. Kemal Sunal’ın sefer tasları gibi kaplarla geliyorum her gün ofise… Meral’cim, 3-4 salatalık, domates, maydanoz, nar ekşisi, zeytinyağı ve limon sosu katarak hazırladığı salatalarıyla öğleden sonralarımızı renklendiriyor. Bu salata bizi kesmezse kızlarla toplanıp simit, peynir, domates, zeytin, çay keyfi yapıyoruz. Canı daha kalorili bir şeyler çekenler ise hamburgere dadanıyor. Aslında bu açlık ortamında hepimizin sülün gibi olması gerek ama tam tersine, doymadığımız için sürekli abur cubur yemekten tosun gibi olduk. Yemek yemeyi bu kadar çok seven birine, böyle zulüm edilir mi? Aç kalmak için Survivor ekibiyle adalara gitmeye gerek yok. Buyurun gelin bizim ofise, takılalım beraber...
BhR

