cipriani istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cipriani istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2011

Back-Up’tan En Gözde Kış Mekanları


Her sezon İstanbul’un gözde mekanları değişiyor. Üyeleri için favori mekanları araştıran, trendleri takip eden, rezervasyon yaptıran, öneriler sunan Back-Up Eğlence Danışmanı Richie Varon, kış sezonunda yine eğlencenin nabzını tutuyor ve hangi etkinlik için nereye gidilmesi gerektiğini listeliyor.

Yaşamı kolaylaştıran hizmetler bütünü Back-Up’ın Eğlence Danışmanı Richie Varon, İstanbul’un eğlence haritasını çıkardı. Şişhane’den Bebek’e, Etiler’den Ortaköy’e en popüler mekanları listeleyen Richie Varon, 45’lik partileri, özel şovlar, sevgili buluşmaları, iş yemekleri, gurme tercihleri gibi farklı alternatiflerin adreslerini bir araya getirdi.

 Richie Varon, “Herhangi bir Back-Up paketine üye olan herkesin kullanabildiği Back-Up Eğlence Danışmanlığı hizmeti, sezonun favori mekanlarını öğrenmek, rezervasyon yaptırmak ve gruplara özel fiyat indirimi imkanıyla gece kuşlarının tercihi olmayı sürdürüyor” diye bilgi verdi ve kış sezonu için gözde adresleri sıraladı:


·         Yılların eskitemediği... Müzikleri ve loca stand eğlencesinin vazgeçilmezi: Ulus 29 - Ulus
·         İstanbul’un en iyilerinden manzara, ambiyans ve lezzet arayanlara: Sunset - Ulus
·         45’lik partileri, dj’leri ve atmosferi ile vazgeçilmez: Anjelique - Ortaköy
·         Müdavim kitlesinin vazgeçemediği: Nupera - Taksim
·         Bebek’in incisi: Lucca - Bebek
·         Şişhane’nin en ünlü mekanı: Bird - Şişhane
·         Şovlarını kaçırmayın: Nahide Rüya Bahçesi - Dolmabahçe
·         İş ve sosyal hayatın vazgeçilmez adresi: Papermoon - Ulus
·         İş yemeklerinin tek adresi: Vouge - Akaretler
·         Kimsenin vazgeçemediği: Park Şamdan - Nişantaşı
·         Mutlaka deneyin: Cipriani - Levent
·         Ördek yiyecekseniz: Dragon Hilton - Harbiye
·         İstanbul’un ilk İtalyan restoranında mutlaka yemelisiniz: Da Mario - Etiler
·         Makul fiyat ile lezzetin birleştiği, inanılmaz manzaralı mekan: Hamdi - Eminönü
·         Balık çorbasını ve içli pilavını denemelisiniz: Sabahattin - Sultanahmet
·         İstanbul’un en iyi döneri: Venge – Levent


21 Şubat 2011

Cipriani İstanbul Açıldı!


Venedik mutfağının dünyadaki en ünlü temsilcisi Cipriani, İstanbul’da da açıldı. Zuma, Obika, Nomads derken dünyaya geleneksel Venedik mutfağını tanıtan Cipriani de sonunda şehirdeki yerini aldı. Cipriani İstanbul, 7 yıldızlı Edition Hotel‘in giriş katında yer alıyor.


Cipriani dünyaca ünlü bir marka. Abu Dabi’den New York ve Londra’ya pek çok yerde şubeleri var. Bu yıl New York ve Londra’da yeni şubeler de açacaklar. Üstelik tam bir ‘aile işletmesi.’ Barda 42 yıldır Cipriani’lerde barmenlik yapan Claudio Ponzio bellini yaparken, 17 yaşında doorman (kapıyı açıpkapayan kişi) olarak işe başlayan müdürlerden biri de garsonları eğitiyor. Cipriani her gün saat 12.00-01.00 arası açık olacak.

Değişmeyen klasik mönüde, prosciuttolu taglioni, bir tür fasulyeli makarna çorbayı andıran pasta e fagioli ve elbette carpaccio gibi lezzetler ön plana çıkıyor. Cipriani’ye gelip de carpaccio yememek olmaz. Çünkü carpaccio’yu gastronomi dünyasına Cipriani‘nin kazandırdığı biliniyor. Bir rivayete göre 1950 yılında kontes Amalia Nani Mocenigo’nun doktoru sadece çiğ et yemesine izin veriyor. O dönemde Cipriani’nin ilk şubesinin ismi Henry’s Bar. Ve kontes de buranın müdavimi. Mekânın şefi de kontese özel bir kesim yöntemi geliştirerek etleri incecik doğrayarak servis ediyor. Üzerine de tatlandırmak için hardal sosu gezdiriyor. Cipriani’nin kurucusu Giuseppe Cipriani de Venedikli ressam Vittorio Carpaccio’dan esinlenerek yemeğin adını carpaccio koyuyor. Cipriani’de carpaccio, roka yatağı üzerinde ve parmesanla servis edilmiyor. İncecik dilimlenmiş etler üzerinde ev yapımı bir tür mayonez sosla servis ediliyor. Yeşilliklerse küçük bir tabak içinde ayrıca servis ediliyor.

Cipriani sadece carpaccio’nun değil, şeftali püresinin şampanya ile karıştırılarak servis edildiği bellini kokteylinin de yaratıcısı. 1934-1948 arasında Henry’s Bar’da Cipriani tarafından bulunan kokteylin adı pembe renginden dolayı bellini olmuş. Cipriani, 15. yüzyıl ressamlarından Giovanni Bellini’nin tablolarında kullandığı pembe renkten esinlenerek bu ismi koymuş. Bellini içkisi de Cipriani restoranlarının adeta ‘milli içkisi’ olmuş. Buraya gelen müşteriler önce barda birer kadeh bellini alıyor, ardından yemeğe geçiyor. İsterseniz sürahide bellini siparişi de verebiliyorsunuz.

Mekânın en ilginç kokteyllerinden biri ‘bull shut’. İçinde et suyu, votka, acı sos, karabiber, tuz ve wochestershire sosu var. Nasıl mı? Tadı çok acı, önce sizi zorluyor sonra hoşunuza gidiyor. Ama alışmak biraz zaman alıyor. Zaten daha çok erkekler tarafından tercih ediliyor. Hemingway’in favori içkisi martini de kokteyl mönüsündeki yerini almış. Hemingway martininin de özelliği, içinde yoğun oranda cin kullanılması...

www.gurmerehberi.com
 
Related Posts with Thumbnails